12. Abidik Gubidik Twist ve Yazısız Yaz
- Aral

- Sep 8, 2024
- 1 min read
Uzun bir aradan sonra kalemim elime geçmiş, tayyarede olduğumdan pek de kaçacak yer bulamamakta.
Aslında pek yazasım hâlâ daha yok ama önümdeki amca çirkin çirkin atıştırmalıkları, en hışırtılısından yediğinden, dikkatimi acilen dağıtmam gerek. Zira kel kafasına sağlamından bir şaplak vurma fantezim gerçek olacak.
Koridorda koşturan güzel hostesler bey babaya da birkaç şişe şarap toslayıp bayıltsa rahat ediciiz ama nerde…
Neyse, afiyet zıkkım olsun deyip, iç dünyaya yolculuk en temizi.
‘Bütün yaz boyunca neler yaptım?’ diye kafamda teftişe geçiyorum hemen.
‘Pek yazı yazılmasa da bir iki yaratıcı bir şeyler yapıldı Müfettiş Bey.’
‘Ne gibi mesela?’
‘Bir iki şarkı çıkartıldı misal…’
‘Üç beş kişinin yanlışlıkla dinlediği şarkılardan mı bahsediyoruz?’
‘Heeee… Olduğu kadar. Üreten demir ışıldar tarzı hobisel avuntular…’
‘Başka?’
‘Ev arama… şirket kurma, kurumsallaşma çabaları falan, orta yaş uğraşları da mevcut.’
‘Eh… çok fena da değilmiş.’
Teftiş geçiliyor. Amca hala daha tıkınmakta, Andreea kendini Sudoku’ya vermiş. Kıbrıs’ı düşünüyorum biraz.
Yazın gelmemenin ‘Götümüz denize değmedi beh…’ hissi beni nostaljik, gereksiz bir Yeşilçam duygusallığına boğuyor ansızın.
Gerçi denizlerimizde en bolundan sidik varmış diye okudum ama her neyse. Sahillerdeki e coli oranı ve memleketin içinde bulunduğu genel durumun ironik ve de trajikomik bağlantısını fark etsem de görmezden gelip, ‘Akdeniz yine de candır.’ diye geçiriyorum aklımdan.
‘Aral, beyaz saçlarında artış var.’ diye tatlı bir şamar geliyor sağ koltuktan. Kafamı kalemden kaldırıyorum, Andreea bol renkli gözleriyle profilden saçlarımı tarıyor dikkatli dikkatli. Arkasından mavi gökyüzüne, güneşlenen bulutlara bakıyorum.
Huzurlu bir ‘Yaşlanıyoruz ufak ufak.’ diyorum.
Öndeki fındık fıstık İngiliz amcanın kel kafasına dikkat kesiliyorum.
Aklımda nedense Öztürk Serengil’in ‘Abidik Gubidik Twist’ sahnesi oynamaya başlıyor.
‘Fena yaz olmadı.’ diye geçiriyorum içimden.




Comments