top of page
Search

4. Yabancıya Kıbrıs'ı Anlatma Sorunsalı

  • Writer: Aral
    Aral
  • Aug 20, 2023
  • 2 min read

Her şey bir yemek partisinde gelen o sıradan soruyla başladı.



‘Öyle mi? Kıbrıslı mısın? Güzel, güzel. Ada hakkında çok da bilgim yok dürüst olmak gerekirse...’ diye ucu açık, beni konuşmaya davet eden zalim bir cümle tarafıma doğru savruldu.



Halbuki bir Polonyalı, bir İspanyol, bir Romanyalı ve de bir Kıbrıslı tıkınıyorduk afiyetle. Humusumuz bol sarımsaklı, rakılarımızın buzları heybetli, sohbet gıcır ve de keyfimiz pek yerindeydi.



İçimden ‘Hay soracağın sorunun…’ diye geçirdim.



Aslında masumdu öğrenmeye pek meraklı İspanyol kardeşimiz. Bu sualin cevabının en iyi ihtimalle yarım saatlik bir tirat gerektirdiğinden habersizdi.



Ada tarihi, Kıbrıslı Rumlar, Osmanlı, 74, adada Kıbrıslı Türklerin de var olduğu, 2000’ler sonrası ada gerçekleri…



Hepsi aklımın şarjöründe sürülüydü. Bunu daha önce de milyon kez yapmış olmanın verdiği deneyim ve güvenle anlatmaya başladım.



Çok kolay iş değildir, diasporadakiler bana hak verecektir. Genelde Avrupalının ada hakkında bildikleri tamamen Rumların anlatısından ibaret olduğundan, bütün bir Kıbrıs Türk toplumunun sesi olma sorumluluğu düşüyor üstünüze ansızın.



Dişiniz arasında salatadan kalmış bir maydanoz, cacıktan miras bir kuru nane mecbur şakıyorsunuz sırıta sırıta.



İlk on dakikasında meraklı meraklı dinliyorlar.



Yirminci dakikaya doğru ‘Ne karmaşıkmış be! Göt içi kadar ada halbuki…’ diye göz seyirtmeye başlıyorlar.


Otuzuncu dakikada da sorduklarına pişman oluyorlar. Sonra da gömüyoruz kurbanımızı.



Bu soruları soran kardeşlerimizin belli başlı profilleri var. Benim bugüne kadar denk geldiklerim şunlar:


  1. Nötr Avrupalı. ‘Biraz öğreneyim.’ diye yanaşan sevecen insanlar. Objektif bir ada özetiyle tatmin olurlar genelde. Şekerdirler.

  2. Kazma Avrupalı. Kıbrıs’tan olduğunuzu duyar duymaz ‘Ya bu Türkler neler neler, ne kötü şeyler yapmışlar adada ha!’ diye olaya bodoslama giren ve sonra da Türk olduğunuzu anlayınca kızarıp bozaran bir insan formu. Maalesef pek de nadir değiller. Çok sinirlenmemek, cehaletlerini pek de yüzlerine vurmadan anlatmak lazım.

  3. ‘Merhaba’ Avrupalısı. Size öğrendikleri bir Türkçe kelimeyi söyleyip dalıyor konuşmaya, ki bu söz genelde küfür oluyor. Türkiye ya da KKTC’ye ne hikmetse geldiklerini ve insanları pek sıcak bulduklarını söylüyorlar. Bağrınıza basılası bu kişileri hemen ellerinden tutup, konsoloslukta kebap ısmarlamak geliyor içinizden. Fakat nesilleri ne yazık ki tükenme tehdidi altında. Bir küresel ısınma ya da osuruk krizinde kaybolup gidebilirler kutup ayılarıyla.



Gel gelelim, ne soran bu insancıklar suçlu, ne de anlatan bizler. Tamamen Kıbrıslı Türklere yazgı bir diaspora tragedyası anlayacağınız.



KKTC Kültür ve Turizm Bakanlığı ‘Selam Dünya, burada biz de varız. Sesimizi duyan var mı?’ tadında havalı, nitelikli ve mümkünse komik bir video hazırlasa, YouTube’a falan koysa da her sorana göstersek.


Yoksa Avrupalılar bizim tiratlarımızdan telef olacak maazallah.



az biraz dinlenen iki şarkımı tıngırdatmak VE/VEYA hiç de okunmayan şiir kitabımı okumak için aşağıdaki bağlantıda gezinebilirsiniz.














 
 
 

Comments


Commenting on this post isn't available anymore. Contact the site owner for more info.

bazı şeyler.

aşağıdaki bağlantıda gezin gezin gezinebilir, bugüne kadar ürettiklerimle zaman eritebilirsiniz..

©2023 by birkaç satır fikir sanat.

bottom of page